Track: Hotel Overture
Artist: Carla Bley & Paul Haines
Album: Escalator Over the Hill
Label: ECM

Recently got this album and fell in love with it. One of the best albums I have heard so far. “Hotel Overture” is the first track in the album that is referred to as jazz opera.

The album is very experimental and eclectic as it mixes quite a lot of different genres. Moreover, it’s dark, grotesque, and carnivalesque – not to mention the musical intelligence behind the music.


To be honest, I could not think of a better title for this post. Yesterday, I have found this group named Clitrock at last.fm, and I got very interested in the idea and the word itself. Before I move onto this clitrock thing, let me try to give some rough information about women and feminist activism music in general, which is not necessarily correct as I am a man and was never part of it (why am I writing about this anyway?).

The movement riot grrl starts within punk (anarcho-punk) and DIY subculture (fanzines, self-financed demo tapes, etc) in late ’80s when women started to make music with lyrics about women’s power, individualism (and all the other opposites of what the male culture exposed onto women) as well as reactions to sexual abuse, etc. You can find better and more organized information at Wikipedia entries on riot grrl and girl power.

Barb WireHowever, this radical movement had to be neutralized (or neutered?) and it also had to be commercialized. Barbie is probably the best example to this though it was release in early ’70s. Barbie represents the new post-babyboom generation and asserts them to consume (think of all the toys you need to buy in order to complete your set) to become individuals (i.e. free). This is similar in Turkish pop singer Nil Karaibrahimgil’s song titled “Pirlanta” (Diamond). She says “tek asimi kendim aldim” (~ “I bought my diamond all by myself/with my own money”) where freedom of women is associated with consumerism. You can watch/listen the song here. Also notice the military march-like bits in the music, which is not arbitrary of course but it’s linked to the power and freedom associated with military (military and freedom make an oxymoron when used together, but you get the idea).

Lara CroftWe can extend the list to this: G.I. Jane, Wonder Woman, Lara Croft, Heavy Metal, Witchblade, Spice Girls (I remember feeling this very notion of female independence as an early teenager when they first appared) or the movie Barb Wire featuring an oversexualized Pamela Anderson.

What the title of this post, which I have postponed until now, connotes is beyond this commercialized and neutered representation of women. Clitrock, as you might already notice is a mixture of the words clitoris and rock. I used the word neutered on purpose to suggest the removal of feminine identity epitomized in women’s genitals in popular culture. Feminist theoreticians such as Kristeva, Irigaray, Cixous said a lot on this from the point of view of psychoanalysis, which I am not going to repeat in detail. But to give an idea; according to them (which makes sense and I believe in this as well), the female body has been represented in writings (Plato’s Cave), and all those visual/filmic representations omit the female genitals because female sexuality is repressed and female genitals disturb the very idea of patriarchy (related to Kristeva’s notion of abjection).

Moving back to this clitrock word: The word reasserts the women genitalia without any further negotiation with mainstream ideology. It is related to what these feminist theoreticians wanted to establish: A way of feminine expression from the female body herself – both a sexual and a textual (textual because they were writing in relation to literature/writing) expression – a sextual one in Cixous’ words. Expression from the female body – with vaginal liquids, menstrual blood, the milk – and everything else the symbolic order -which is male- would feel disturbed.

But as with anything else, as I said concerning post-commercialization/neutering of grrl power era, the word clitrock had to be represented from the male perspective again. As I first saw this on a last.fm group as I said, I googled the word to see if it is commonly used. Apart from a few places it was used (which are mostly blog comments or forum posts) all Google search results linked to this last.fm group.

Two entries from urbandictionary.com is “music for lesbians that like to rawk. See Melissa Etheridge” and “A rock band with a female lead singer.” It’s not hard to notice the aggression in the first entry, and the other is simply naive.

Or check out this comment to a Myspace blog post:

The Black Cat has a downstairs bar with pool table where the performers can mix with the patrons; upstairs is an open room with two bars flanking the floor. The stage is (perhaps) three feet off the ground. When I saw a clitrock band there, the sweat from the crazy-ass bassist exhibited a sheen reminiscent of an autumnal fog. The steam rising from her breasts as she bent back under the limelight, corded hands and arms thrumming…

YES.

Play the Black Cat!

Not hard to notice how what the word clitrock connotes is eroticized: “some hot chicks playing on the stage.”


Dreamtone - OverallDreamtone, 23 Eylül 2006’da Overall Live Music Club’da sahne alacak. Kapılar 18:00’de açılıyor, giriş ücreti ise ilk bira dahil 7,5 YTL.

Dreamtone gitaristi Burak Kahraman’ın diğer grubu olan Apoplexy grubunun da çalacağı konserde, CD ve sınırlı sayıdaki tshirt’lerin de satışı yapılacak.

Overall, Güvenlik Caddesi 97 numarada, A. Ayrancı’da.

Tags: ,

Konser yaklaşıyor. Olası setlist aşağıdaki gibi. Her konserde setlist‘in iki şarkısını değiştirip gerisini o şekilde tutuyorlar. Doğrusu yeni albümden bu kadar şarkı olmasını pek istemezdim. Ancak albüm turu ve yapacak bir şey yok. Setlist aşağıdaki gibi olacak (nerede benim sürprizim?)

» Read the rest of the entry..

Tags: ,

Bugün için planım vardı. Aldığım birçok filmden iki tanesini izlemek gibi, uzanıp dinlenmek gibi.

İş güç nedeniyle dışarı çıkmam gerekti. Akşamdan geceye kadar ise uzun zamandır bir şeyler yapamadığımız yakın arkadaşım Evren ile görüştük, içtik konuştuk… Orhan Gencebay dinledik, bir de Vasilis Sailes. Adı sanırım böyle yazılıyor. Bir şarkısı var ki… Bende de vardı ama bir şekilde kaybettim. İlk fırsatta tekrar edinip yollayacağım buraya…

Tags: , ,

Yaklaşık bir ay önce yazdığım yaz planlarıma ne kadar uyduğumu düşündüm bugün.

Edebiyat Sözlüğü’nü MediaWiki’ye geçirdim, biraz düzenleme ve terimlerin taşınması işi kaldı.

Her gün en az bir film izliyorum. Bugün izlemedim örneğin, ancak günde iki tane izlediğim de olmuştu. Ona sayayım.

MP3 arşivimden 250 kadar albümü sabit diske attım ve yarısını tag’ledim. Geriye kalan 8000 kadar albümü de bir ara yaparım herhalde. Başlamak bitirmenin yarısıdır ya…

Site temasını Blix’ten Connections’a değil, Laila’ya çevirdim, ki çok daha güzel bir seçim oldu. Üstelik sevgili Samet’in yaptığı başlık resimleri (üstteki rastgele çıkan on küsür resim) ayrı bir güzellik kattı.

Gezme tozma işini yapmaktayım az çok. Diğer şeyleri de yaparım belki.


Tatile çıkmak genelde üşendiğim, duyunca ‘uf puf’ dediğim bir olgu (ne tuhaf sözcük şu ‘olgu’). Okul biter bitmez yapmak istediğim ve yapmam gereken şeyler var ve bunları doğrusu dört gözle bekliyorum. Şöyle ki:

  • Edebiyat Sözlüğü‘nü MediaWiki‘ye geçir, uygun kişiselleştirmeleri yap, tüm veritabanını oraya taşı
  • Her gün ya da iki güne bir film izle. Filmlerle ilgili notlar al ve bunları internet ortamında veritabanında kaydet
  • Tüm MP3 arşivini tag’le, CD’den DVD’ye taşı (uf çok fazla iş bu)
  • Kitapları Book Collector programına kaydet, internete koy
  • Bu web sitesinde kullanılan temayı, Blix’ten Connections’a çevir (bunu yorgun bir gece de yapabilirim. Belki bugün bile yapabilirim aslında)
  • Research paper üzerinde çalışmaya devam et, yayınlanabilecek hale getir.
  • Arkadaşlarla gez toz

Sanırım bu kadar. Tabii ki, dönem sonu temizliği ve odayı düzenlemek de olacak bunların arasında. Bunların bir kısmı kesinlikle çok romantik düşünceler. MP3 arşivi konusu örneğin. Ancak, bir başlarsam bayağı ilerlerim diye düşünüyorum. Kitapları veritabanına kaydetme işi de birkaç saatlik iş. İlk bakışta çok gereksiz planlar gibi gözükebilir ama, inanın çok gerekli :)


Sonic Splendour #4Bu siteye bakan arkadaşlarım, şans eseri bulanlar ya da diğer yazdığım sitelerden gelenler tahminimce bu tür şeylerle ilgilenmiyorlardır. İlgilenenler zaten edinmişlerdir bu fanzini. Bu yüzden çok detaya girmeyeceğim, daha çok tanıtım yazısı olacak bu.
Müzik ya da politik fanzinler, ikisiyle de yıllardır ilgiliyim. Bunların ikisinin birleştiği Sonic Splendour ise birkaç yıldır sınırsız sorumsuz zaman aralıklarıyla çıkan fanzin tandanslı bir müzik dergisi. Sadece müzik dergisi demek haksızlık etmek olur. Önceki sayılarda, Food Geek, You&Me ve ALF gibi röportajlar da bulunuyordu.

Bu sayıya gelecek olursak: Her zamanki gibi sade ve çok güzel bir tasarım, ve güzel kağıt kullanılmış dergi/fanzinde. Entombed, Behemoth, Avulsed, Cripple Bastards, Leng Tch gibi ekstrem müzik gruplarıyla röportajların yanısıra, Koepi İşgalevi, Hendrix/Fish Films ve yazar Ingvar Ambjornsen ile yapılan röportajlar da bulunuyor. Birkaç (!) yüz tane albüm ve dergi/fanzin kritiğinin yanı sıra, Visual Splendour başlığı altında korku/gore filmlerine ayrılan bir bölüm de söz konusu.

» Read the rest of the entry..

Tags: ,

Dreamtone - LogoDreamtone grubu 14 Mayıs 2006 Pazar günü olacak Blind Guardian konserinde Definitive ile birlikte alt grup olarak çıkacak.

Grupla ilgili neden bu kadar haber veriyorum diye merak ediyorsanız, grubun ana sayfasının alt tarafında bir not var, oraya bakın :)

Ben yazmayayım açık açık bazı nedenlerden dolayı.

Ben orada olmayacağım bu sefer, ama güzel bir gece olacağına eminim.

Tags: ,

Depeche Mode BiletSevdiğim grupların çoğu ya artık müzik yapmıyor ya da konser vermiyorlar, ki zaten Türkiye’ye gelmeleri olanaksız yeterli dinleyici olmayacağından. Bu yüzden pek konsere gitmem. Bazen de arkadaşlarla giderim, nasılsa canlı performanslar grubu tanımasam da az çok eğlendirdiği için.

Depeche Mode ilk başta burun kıvırdığım, daha sonra hastası olduğum bir grup. Hatta ne yapsa dinlediğim/ dinleyeceğim iki gruptan bir tanesi. Yeni albümleri dolayısıyla dünya turnesine çıkan Depeche Mode’un İstanbul konseri biletleri satışa çıkalı bir aydan fazla oluyor. Zaten konsere de üç ay kadar var. Organizatör işi işte… Her neyse, biletler satışa çıkalı bayağı oldu ve şimdiye kadar almamıştım. Sahne önü biletlerinin, biletlerin satışa çıkmasından iki saat sonra bitmesi ayrı bir tedirginlik yaratıyordu.

» Read the rest of the entry..

Tags: ,

mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.