I have been looking for an easy and fast way to convert the Ape and FLAC files (aka Monkey’s Audio files) with cue sheets I have to a format that I could use for portable music players. Ok, we all love Ape and FLAC because they boast the best sound quality with lossless or lossy compression, but support for them on portable music players seems hard at this time because of the file size they have and the processing power they need.

The common sense way I have come across on the net is: First, decompress the ape file to wave, any audio convertor should be able to do this. Change the .ape extention to .wav inside the .cue file. Recompress it to MP3, split to individual files (or first split, then compress). But I don’t find this a nice way as the I don’t really want to play with gaps, etc. Ok, Cue Splitter software can remove/add gaps but I prefer to do it naturally.

Or, there are software like Ape Ripper, which can convert your ape files to MP3. But then, it doesn’t allow you to pick a specific encoder, like LAME.

So, what I did was: I first looked for an ape plugin for Nero Burning Rom, and found one here – They have plugins based on the official releases by Monkey’s Audio, FLAC or any other format, so it offers the best quality around. Installed the plugin, and boom! Now, Nero can read and write ape files. Then, I chose Nero’s Image Recorder as the recorder, so I can get a .nrg image file. Just use the Burn Image option and pick the cue file, and it will write it as a .nrg image. Afterwards, I used Daemon Tools (or any other similar software) to mount the .nrg image file so I can rip it with any software I want.

This way, you can use EAC and LAME couple to make your portable music files sound a little better with right settings, or you can directly use the CD rippers of iTunes or SonicStage. Also, your mounted image file will (most probably – all of mine have been found) be found on freedb or Gracenote/CDDB, so you won’t spend extra time with tagging. Depending on the compression settings and your cpu, this should take you a maximum of five minutes to get all these done.


Sabit diskler, gelişen bilgisayar teknolojilerinde geride kalan parçalar. Bu yüzden şu anda bilgisayarları gerçekten yavaşlatan tek parça durumunda neredeyse. Birkaç yıl önce NCQ (native command queueing) duyurulmuştu ve bu sayede sabit diskler bir miktar performans kazanmışlardı. Bundan önce ise daha hızlı arabirim (ATA33-66-100-133, SATA vs) dışında bir yenilik göremiyorduk. Elbette RAID ile kayda değer performans artışı sağlanmıştı. Ancak sıradan kullanıcıların evine henüz giremedi.
Seagate bu sabit diskinde yeni bir teknoloji olan ‘dikey kayıt’ı kullanmış. Bu ürünü DarkHardware incelemiş. Biraz önce gördüm, tek diskli performansta oldukça artış sağlanmış. Bir de 7200 devir yerine 10.000 devir olsa neler yapardı kim bilir.

İnceleme burada.


MSN Messenger 7.5’ten sonra, bir süredir geliştirilen ve beta sürecinde olan versiyon 8 ya da yeni adıyla Windows Live Messenger 20 Haziran’da çıktı.

Yeni Messenger versiyonunda, ICQ’dan birçok arak özellik bulunuyor. Örneğin dosya paylaşım klasörü eklenmiş, ya da artık upuzun ve abuk subuk arabesk takma adı olan kişilerin, takma adlarını istediğiniz gibi değiştirebiliyorsunuz. Artık offline/çevrimdışı mesaj atma fasilitesi de eklenmiş, ki iyi olmuş. Büyük eksiklikti.

İndirmek için bu adrese bakabilirsiniz. Size zorla Türkçesini indirtiyor bu site. Eğer İngilizcesini kullanıyorsanız download.com‘dan aratarak indirebilirsiniz. Messenger reklamlarından ve diğer gereksiz şeylerinden kurtulmak için A-Patch adlı yamayı da kullanmanızı öneririm.


Birkaç gün önceki bir yazımda GP2X’ten bahsetmiştim ve yakında bir inceleme yazacağımı söylemiştim. O vakit geldi. Başlayalım bakalım:Önce, GP2X’in temel özellikleriyle başlayalım:

» Read the rest of the entry..

Tags: , , ,

Shadow DancerGP2X edindiğimi yazmıştım önceden. Henüz çok detaylı kurcaladığımı söyleyemem. Ancak bazı eski oyunları buldum, oynadım. Bazılarını ise hatırladım. Küçükken Amiga’da oynadığım oyunlar ya da arkadaşlarla diğer oyun konsollarında oynadığımız oyunlar.
Bunlardan bazıları, Rick Dangerous, Bad Company (ilk -ama ilk- Amiga oyunumdur) ve yanda ekran görüntüsünü gördüğünüz Shadow Dancer. Daha bir yığın var, şimdi hatırlamıyorum. Herkesçe bilinen klasikleri zaten yazmıyorum.
Bu yazıyı okuyacak birçok kişi ‘ee’ diyecektir. Öyle kolay değil. Aslında bunları PC üzerinden de oynayabilirdim her zaman. Ancak, o kadar duygulandım ki bu oyunları tekrar oynayınca. Şimdi tekrar baktım Amiga açılış ekranına ve Workbench ekran görüntüsüne :(.

Ah zaman…

Tags: , ,

mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.