Bir ay ve bir hafta önce yazdığım Türk kargo firmaları ve mucizeleri başlıklı yazıya bir tane daha yazmak istemiyorum.

Bugün Yurtiçi Kargo paketimi getirmedi yine. Yanlış adrese gittiğinden. Şubeyle bir iki konuşma sonrası yine müşteri hizmetleriyle konuşmak zorunda kaldım.

Neden uslanmaz bu firmalar?


Kargo firmalarıyla o kadar olayım olmuştur ki şimdiye kadar. Şubede bekletilen paketler, yanlış adrese götürülenler, vs vs…

Ancak hiçbiri bu sonuncusu kadar bomba olmamıştı. Geçen cuma İstanbul’dan gönderilen ve cumartesi gelmesi gereken kargo bugün geldi!

Cumartesi saat dört olunca şubeyi arayayım dedim. Kargolar karışmış olduğundan pazartesi geleceğini söylediler, neyse dedim. Benim kargom Kocaeli’ye gitmiş, Kocaeli’deki kişininki de bana gelecekmiş (ama gelmedi tabii hata fark edildiğinden) Pazartesi yine gelmedi. Aramadım firmayı. Salı oldu, aradım tekrar şubeyi. Neymiş, Kocaeli’deki şube Ankara’ya yollayacakmış, onlar da buraya. Yani değiş tokuş yapacaklarmış. Becaiş usulü kısaca.

» Read the rest of the entry..


mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.