Köşe yazısı ya da gazete okuyarak dünyaya daha geniş bir perspektiften bakıldığına inanan insanlardan değilim. Okumam, eksikliğini de hissetmem. Ara sıra haberler nasıl anlatılıyor/aktarılıyor diye bakarım o kadar.

Yakın zamanda Seda Hepsev‘in yazısıyla (“Sınır Çizgisi: Köşe Yazarlığı, Blog Yazarlığı”) fark ettiğim feminizm/kadın deneyimi/kadın dili ve köşe/blog yazarlığı arasındaki bağlantı ile ayrı bir ilgilenmeye başladım.

Feminist/kadın yazar ve kuramcılar, yazdıkları konular ve yazma üsluplarıyla farklılar. Tabii ki bu durum herkes adına konuşan ve yazan erkekleri rahatsız ediyor.

Her neyse, Duygu Asena’nın ölümünden sonra Ayşe Arman’ın yazdığı bir yazı hep erkek hem kadınlardan tepki görmüş. Erkeklerden, kadın deneyiminin açıkça dile getirildiği için tepki alırken, kadınlardan farklı bir şekilde tepki görüyor. Erkeklerin, gençlik yıllarında ilk cinsel deneyimini açıkça anlatan bu kadından neden rahatsızlık duyduklarını anlamak zor değil.

Kadınların verdiği tepki oldukça farklı. Çünkü Ayşe Arman, Duygu Asena’nın kendisi ve kadınlardaki etkisini anlatmak için eril bir ifade kullanmış. Demiş ki:  “O, onunla birlikte düşünmeyi tercih eden milyonlarca kadına, adam gibi sevişmeyi öğretti. Suçluluk duygusu olmadan. Vicdan azabı hissetmeden. Sorumluluk altında ezilmeden. Bir hak olarak sevişebilmeyi…”

Bunu ataerkinin ne kadar kuvvetli olduğuna mı bağlamak gerek, yoksa Ayşe Arman’ın cahilliğine mi, bilmiyorum. Çok büyük bir hata, yazık.


This post has 8 comments.

  1. Ayşe Arman’ın o yazısını bende okudum. Zaten kendisini ruhunu ve aklını kaybetmiş bir zavallı olarak görmekteyim. O bakımdan,yazdıklarını okurken acıma duygusundan başka birşey hissetmedim.Sizin yazdıklarınız çok doğru… Bilmiyorum, Sky TV’yi izleme imkanınız oluyor mu… Orada ismini şu anda hatırlayamadığım (hafızam giderek kötüleşiyor) uzun saçlı, kirli sakallı, gözlüklü bir yazarın katıldığı genellikle gece 11’den sonra başlayan bir programı var. Diyor ki: “Bu torpilci medyanın yarattığı ikonalar nasıl oluyorda Anadolu kadınını Türk kadınını temsil ettiklerini idda edilebiliyor. Bizim kadınlarımızın bu insanlara ihtiyaçları yoktur , olmamıştır. Bizim türkülerimizde zaten varolan bir olgudur cinsellik. Yeterki araştırmasını, okumasını, dinlemesini bilelim.” Evet, malesef, aydın doğan (bilerek küçük harf kullanılmıştır) istediği gibi yönettiği otoritesiyle Türk insanının canını okumakta, zihin bulanıklığı yaratmaktadır. Gölge etme başka ihsan istemez demişler. Boşuna değil.
    – Başka Türkiye yok!!!

  2. alper
    21 Aug 06
    14:24

    Sanırım bu konudaki görüşümü açıkça ifade edemedim. Sitenize de baktığımda, yazdığınız yazıdan feminizm hakkında bir kavram karmaşası olduğunu gördüm.

    Ben, Ayşe Arman’ın lise yaşamındaki cinsel deneyimlerinden bahsetmesine bir şey demiyorum. SkyTurk’te bahsettiğiniz kişi de, yani Nihat Genç de, oldukça tutucu birisidir. Zaten Genç’ten yaptığınız alıntıya göre kendisi de göstermiş seksizmini. Kadının nasıl olması gerektiğine kim karar veriyormuş, Anadolu kadını dediği şey de neymiş? Öyle bir şey mi varmış? Bu gerçekliği kim yaratmış?

    Ayrıca, biz kimiz ki kadınlar adına konuşuyoruz şu an? Ben bu haberi yazdım ve Ayşe Arman’ın nasıl sevişmeli konusunda kullandığı önadın (‘adam gibi’) yanlışlığından bahsettim/ima ettim. ‘Bırakalım’ kadınlar konuşsun.

    Ayşe Arman, bir okuyucunun dediği gibi ‘şehvetinin esiri olmuş‘ birisi değildir. Sadece anlatan birisidir.

  3. Seda Hepsev
    23 Aug 06
    22:32

    Isterdim ki, erkeklerin ve ustelik kadinlarin da buyuk bir heyecanla savunduklari bu kadin dusmanligi son bulsa ve bizler sadece “adam gibi davranmak”, “erkek Fatma olmak”, “kız gibi aglamak” gibi deyimlerle ugrassak..
    Yazdiklarina tumuyle katiliyorum ama dedigim gibi, tore cinayeti diye birsey varken, bosanan kadinlara hic iyi gozle bakilmazken ya da insanlar anti-feminizm adi altinda, kliselerden ibaret bloglar hazirliyorlarsa, halledilmesi gereken cok sey var diye dusunuyorum.
    Ya da, bu sorunlarin hepsi zaten o deyimlerin icinde biryerlerde saklıdır belki.

  4. Satir Keyn
    27 Aug 06
    12:46

    Ayşe Arman’ın yazılarını genelde okumam o yazıya da aramama rağmen ulaşamadım. Bu yüzden yorumum biraz hatalı olabilir.

    Acaba Ayşe Arman “adam gibi sevişmek” derkek erkek gibi anlamında kullanmış olabilir mi? Yani kimseye ve ailesine hesap vermeden, sonunda pişmanlık duymadan… Gerçi Syn. Arman’ın benim üzerimde oluşturduğu imaj; bu derece yüksek bir soyutlama yapamayacağı yönünde. :)

    Ataerkillik ve feminizim konusu çok yönlü bir konu… Örneğin benim görüşüme göre -ki güzel bir yüksek lisans tezi olur- feminizmin yükselişi ile kapitalizmin ücret yapısının değişimi arasında bir ilişki var. (İşçilere ödenenile ücretin aile ücretinden birey ücretine geçisi bağlamında)

    Ama burada pek deyinilmeyen konu başlığına deyinmek istiyorum. Ataerkil aile yapısının erkek bireyler üzerinde de çok olumsuz yanları vardır. Acaba ataerkilliğe bir karşı duruş olarak ortaya çıkan feminizm neden bunları dile getirim daha fazla destekçi bulmayı çabalamaz…

  5. Mehmet Karaca
    28 Oct 06
    1:28

    İfadedeki nüansı algılamakta zorluk çektiğiniz kanısındayım. Ayşe Armanı ne bilirim ne okurum ama “…adam gibi sevişmeyi öğretti….” derken kastedilen, Duygu Asena’nın “iyi sevişmeyi” değil, “bir erkek gibi, duygusal bağlar kurmadan, acaba yarın beni arayacak mı endişesi olmadan, iş bittikten sonra teşekkür ederim güzelim diyip çekip gidecek cesaretle, sevişmek için sevişmeyi” öğretişidir. Bana kalırsa söz konusu ifadede erkekliği yücelten değil, aksine biraz daha ufaltıp küçümseyen bir tavır vardır.

  6. hüseyin
    13 Dec 06
    23:36

    aydın dogan ın parayla satın aldıgı ve bu ülkenin ekmegini(hemde bol keseden)yiyen ve bu ülkeye sövmekten başka bir halt etmeyen ayşe arman,duygu asena,pakize suda,ece temelkuran gibi zavallılara nihat genç ne kadar sövse yine azdır.Bu kişiler nerdeyse insanın yaratılışından beri var ve herkese adam gibi sevişmeyi ve çagdaşlıgı bunlar ögretmiş bence hiç bir halt etmemişler sadece insanlara gör feminizm i zorla kabul ettirmeye çalıştılar.

    Ben bunları gördügümde midem bulanıyor ve insanlıgımdan utanıyorum.Bunlarla aynı canlı olmak kötü birşey olsa gerek!!!

  7. alper
    15 Jan 07
    16:40

    Ya o değil de hüseyin, bi’ gidip çay koysan bana. Sıcak sıcak içsek?

  8. senem pirler
    07 Feb 08
    12:24

    off ya comment’ları okudum ve diyecek 1 söz bulamıyorum…