ŞeytanŞeytan‘ı birçok kişi duymuştur. The Exorcist‘in rip-off ya da yeniden yapımı ve Türk yapımı korku filmi.

Bir şekilde edindiğim filmi, ilk uygun olduğum gün izledim. Bu tür şeylerde kendini gülmek için zorlayan insanlardan olmuyorum. Ancak bir sahnede kahkaha atmadan edemedim ve filmin bir kısmını da tebessümle izledim.

Film birkaç küçük değişiklik dışında, The Exorcist‘in aynısı. Değişiklikler ise (Müslüman) Türk izleyici düşünülere yapılmış. İncil yerine Kuran, Kutsanmış Su (Holy Water) yerine de Zemzem Suyu bulunuyor. İbadet yeri kilise yerine cami, din adamı ise papaz değil, Müslüman din alimi. Ancak, şaşırtıcı bir şekilde, müzik bile The Exorcist ile aynı! Mike Oldfield’ın Tubular Bells‘inin introsu, bu filmde de kullanılıyor.

Filmin, Türkiye sınırlarını aşmış bir kült olduğundan bahsetmeye gerek yok: prodüksiyon kötü, yönetmenlik gerçekten kötü, vs vs. Şeytan‘ın, diğer Türk filmleriyle de ortak olan başka bir yönünden ve bana ilginç gelen bir özelliğinden bahsetmek istiyorum.

Birincisi, bu filmde ve diğer birçok Türk filminde kullanılan kolay anlaşılır göstergeler. Filmde oluşturulan zıtlıklar var ve bunlar çok basit göstergelerle izleyiciye aktarılıyor. Filmin başında, Gül (içine şeytan girecek/giren kişi) ve annesinin birlikte tenis oynadıklarını görüyoruz. Gül, aynı zamanda bale yapmakta ve sanatla uğraşmakta (Gül annesine ‘çok güzel heykeller yaptım’ diyor, annesi ise ‘resmin çok iyi, biliyorum’ diyor. Hata mıdır, postmodernizm midir anlamadım). Gül’ün özel öğretmeni bulunuyor: “Bugün hangi dersi çalışacaksınız?” diye soruyor annesi öğretmenine. Hizmetçi ve aşçı da cabası. İki katlı lüks bir evde oturmaktalar. O dönem için önemli ve zenginlik sembolü olan avizeler de evde unutulmamış. Anne sarı saçlı bir kadın. Bu haliyle, batılı bir kadına gönderme yapıyor. Gül için bir doğum günü partisi verilir. Annesinin yakın arkadaşı Ekrem gelir. Öncesinde ise, Gül annesine sorar: “Ekrem’le evlenecek misiniz?” diye. Annesi ise, “babandan başka aşkım yok benim” der. Kısacası, eşinden boşanmış ve kendi ayakları üzerinde duran kadın fikri bu şekilde de gösteriliyor. Anne ve kızı arasında bunları konuşabilecek bir diyalog da var. Ancak; kadın, hala eşine sadık.

Ekrem dediğimiz kişi ise top sakallı birisi. Türk filmlerinden tanıdığımız ‘ah hah hah hah hah’ şeklinde gülüşü ile Türk belleğinde bulunan zenginlik ve eğlenceyi de bir arada barındırıyor. Tuğrul adındaki psikolog, yazar vs olan kişi ise kibar, temiz yüzlü ve siyah saçlı. Şeytanı kovacak olan kişi ise ‘ak sakallı,’ ve beyaz saçlı. Tuğrul görüntüsüyle deneyimsiz birisini sembolize ederken, Exorcist’imiz deneyimliliğini sadece sözleriyle değil, görüntüsüyle de açıkça gösteren birisi. Cinayet Masası’ndan gelen dedektif ise film boyunca takım elbise, siyah şapka, pardesü ve puro ile gözüküyor. Filmde farklı gün ve saatlerde gördüğümüz dedektif ne giysilerini ne de sigarasını bırakıyor. Kendisinin de kızı olduğunu söyleyerek ve sorgulamadan çok sempatisini sunan bu dedektif, bir baba ve eş figürü oluyor.
Tuğrul’un yaşlı annesinin yaşadığı ev kötü ve eskidir. Parasızlıktan yakınan Tuğrul, annesini daha iyi bir evde yaşatmak ister. Pek takdir edilmeyen ve yeterince para kazanamayan bir yazar olan Tuğrul ile Gül ve annesinin yaşantısının çakışması da oldukça açık. Gül’ün annesinin yaşamında gözüken tek sorun kızının durumudur. Bir kere eski eşiyle tartıştığını görürüz. Ancak onda da, eski eşine kızının doğum gününde gelemediği için gerçekten çok kızmaktadır. Kısacası, Tuğrul durumundakiler için para saadet getirmez. Gül ve annesi durumundakiler için ise, getirse bile para mutluluğun tekil anahtarı değildir.

Bu noktada ilginç olan bir şey de ortaya çıkıyor: Bu film karakterleriyle, öyküsüyle ve anlatısıyla tam bir Yunan trajedisi olmuş. Yunan trajedilerinde başına kötü bir şey gelecek kişi sıradan birisi olamaz. Bu kişi(ler) soylu olmalıdırlar çünkü izleyiciye “bu olay, bu kadar soylu bir kişinin başına gelebiliyorsa, sizin de başınıza gelebilir” mesajı vermelidirler. Gül ve annesinin gözümüze sokulan zenginliği (ve tabii ki sosyal statüleri) ve başlarına gelen olay bunu göstermekte. Her ne kadar Yunan trajedilerinde, başa gelen olayın nedeni, kişinin kendi hataları olsa da, filmde herhangi bir fark etme (~ recognition) ya da kişisel hata yok gibidir. Çok belirgin olmasa da, Gül’ün yaptığı grotesk heykellere ve ruh çağırma seanslarına annesinin biraz ilgisiz gözükmesi olabilir. Gül’ün annesi ancak evdeki bazı tuhaflıklardan sonraSeytan - 26 bunlarla ilgilenmeye başlar. Ebeveyn-çocuk ve aile ilişkilerinin sağlam olmamasını buna yorabiliriz. Tabii ki bir de din bulunuyor. Yunan trajedilerindeki katharsisi filmde açık bir şekilde görüyoruz. Önceki örnek gibi çok açık olmasa da, filmin sonunda ikilinin camiye gitmeleri ve başlarını örtmeleri izleyiciye din ve inanç konularında salık vermektedir.

Bütün bu Türkiye ve Türk filmlerine özgü göstergelere rağmen, yine de Türk izleyiciye hitap eden bir film değil. Ancak kesinlikle seyirlik. Ben sıkılmadan izledim ve sırf bir klasik olduğundan izlemenizi tavsiye ederim.

Seytan - 1 Seytan - 2 Seytan - 3

Seytan - 4 Seytan - 5 Seytan - 7

Seytan - 8 Seytan - 9 Seytan - 10

Seytan - 11 Seytan - 12 Seytan - 13

Seytan - 14 Seytan - 15 Seytan - 16

Seytan - 17 Seytan - 18 Seytan - 19

Seytan - 20 Seytan - 21 Seytan - 22

Seytan - 23 Seytan - 24 Seytan - 25


This post has 13 comments.

  1. salih
    18 Aug 06
    11:45

    9 yasında izledigim bu film 12 yasıma kadar geceleri WC ye gitmeye ve karanlıktan korkan tırsak bi birey yaratmıstır ; beni :) ilginç tabi şimdi komik yanlarını okumak.
    İnanılmaz etkilenmistim, kelimeler anlamını yitirdi simdi, tabi anlatınca kokunc olmuyomus…

  2. ömer faruk bekleniç
    05 Nov 06
    15:02

    bu filmi ben 10 yaşındayken izlemiştm vehala etkisindeyim.nezaman çıkacak diyede bekleiyordum.geçengün kanal1 adlı televizyonda çıkmıştı.benim çokhoşuma giden birfim.

  3. :oDaha dün gece saat 2 sularında izlediğim film beni zaman zaman korkuttu zaman zaman güldürdü..Bugün böyle filmlere rastlamak gerçekten çok zor..[-(

  4. NUR
    06 Nov 06
    18:19

    ARKADAŞLAR BEN BU BAŞYAPITA SAHİP OLMAK İSTİOYRUM VCD DVD…

  5. özge
    10 Nov 06
    21:12

    ya bi film bu kadar mı komik olur gülmekten altıma etcktm türkler kim korku filmi kim hele bide alıntı yapmışlar manyak olmuş sen dram filmindeki kadını korkuya koyarsan böle olur tabi şeytanmış eskiedn korkardım bu filmi izledikten sonra eğlenceli bişi geldi:d

  6. BaRoN
    30 Nov 06
    21:19

    ya arkadaşlar bende küçükken izlemiştim ama şimdi artık komedi geliyor filmi izlemek isteyen http://www.youtube.com a the

    exorcism yazssın 2. sayfaya tıklasın Okiş!
    ByBaRoN@STaRHacK.ORg

    Saygılarımla!
    ByBaRoN

  7. bülent
    18 Dec 06
    1:45

    bu filim gercekten korkunç ve guzel ama nedense bızım ortamdaki insanlarımızın filim zevki yok ama ben butarz filimleri severım ve kötü ruh olsun seytan olsun yasayan ölüler olsun izlerım yanı korkunç filimleri severım saygılarımlan

  8. Bazı arkadaşlar filmi izlerken gülüyor..Tamam bazı sahneleri gerçekten komik.Peki o arkadaşlara soruyorum.1974’te daha güzel bir film yapılabilirmiydi..Bu filme bir ilk diyebiliriz..Bu arada bende bu filme sahip olmak istiyorum.Nereden bulabilirim?Lütfen beni bu konuda aydınlatın!(~~)*-:)

  9. alper
    15 Jan 07
    16:10

    Aslında filme gülme nedeni sopa üzerinde dönen kafa ya da zemzem suyu mevzuu değil, en azından benim için.

    Örneğin filmdeki annenin şu sözü: “Şeytan çıkarma, yani exorcism hakkında ne biliyorsunuz?” Bunu yazarken bile gülüyorum şu anda. Bunun filmin yapım yılıyla ilgisi yok. Çok vasat bir diyalog, nedir yani bu?! Bu tür sözler/diyaloglar fark edilmiyor pek ancak birçok filmde var. Yabancı filmlerde de çok sık oluyor, hepsinde de “Allah belanızı versin” diyorum. “Ek güç kaynakları devrede, gama füzesini ateşliyorum. Böylece virüsü upload edebileceğiz” gibi şu an uydurduğum saçma sapan birçok konuşma oluyor filmlerde. Komik ve vasat olan bu bence.

    Şeytan için ise, filme önyargısız bir şekilde bakınca aslında gerçekten güzel film. Filmi bu kadar ilgi ve merak konusu yapan ise Exorcist ripoff’u olması, Türkiye için ise ender korku filmlerinden biri olması.

    Filmi üşenmediğim ve unutmadığım bir ara yollarım kontağa geçersen.

  10. ugur
    02 Feb 07
    23:12

    slm milet ben bu şeytan filimne 8 yaşında baktım ve o günden bu güne bu filimi bir daha buladım ve antepli bu fili satan bi vcd varsa bana ulaşsın dj-akman_27@hotmail.com by bt

  11. alper
    10 Aug 07
    14:26

    Filmden aldığım görüntüler bir kaza sonucu uçmuştur, üzgünüm.
    The shots I took from the movie are gone poof, sorry.

  12. fömer faruk bekleniç...
    19 Apr 08
    0:39

    enteresan bu filmin neresi korku insan izleyince gülmekten yere yatıyor…mavrası bol yani anlayacağınız…

  13. tansu
    14 Nov 08
    18:24

    ya bende izlemek istiyorum ama olmuyor
    yardım edebilirrmisiniz acaaba