Sanırım bu her şey için geçerli: Bir şeyi beğenmemizin koşulu o şeyin beklentilerimizi karşılaması ya da beklentilerimizin üstünde şeyler sunması.

Birçok şey için geçerli olduğunu düşündüğüm bu ifade, film için su götürmez bir gerçek haline geliyor. Peki nedir izleyicilerin filmden beklentileri? Bunu birkaç kategoride incelemek mümkün sanıyorum. Ancak hepsinin bir ortak yönü var: eğlenmek. Nasıl eğlendiğimiz ise beklentilerimizi oluşturuyor. Bir filmde gülmeyi bekliyorsak ve çok güldüysek, o filmi sevdiğimizi söyleriz. Korkmayı bekliyorsak ve çok korktuysak, yine beğendiğimizi ve eğlendiğimizi söyleriz. Entelektüel haz (jouissance) almayı bekliyorsak ve bunu karşıladıysa, yine eğleniriz. Kısacası, eğlenmek sadece gülmekle ilgili değil. Konuya geri dönecek ve yineleyecek olursak: eğlendiysek, genelde o filmden memnun kalırız.

Yukarıda verdiğim iki örneğin ortak yanı var: gülmeyi bekliyorsak, korkmayı bekliyorsak. Kısacası, tür/janr beklentilerimizi oluşturur. Peki nedir tür/janr? Türler uzlaşım kümeleri tarafından oluşturulur. Örneğin, korku türünde iğrençlik, dehşet, kan, huzursuzluk, karanlık mizansen (bu yeni bir uzlaşım), tuhaf olaylar vs bekleriz. Bilimkurgu da ise gelecekle ilintilenmiş şeyleri görürüz: kapsül yiyecekler, uzay gemileri, beyaz mekanlar, parlak renkli kostümler, vs. Western’i tanımak yine çok kolaydır. Bu uzlaşımlar aynı olsalar da, her filmin bu uzlaşımların bir miktar dışına çıkmasına izni vardır.

Görsel uzlaşımların yanı sıra bir de anlatısal uzlaşımlar bulunuyor. Örneğin, Vladimir Propp’un bahsettiği anlatının başındaki dengenin/düzenin bir şey tarafından bozulması, ardından ise film boyunca eski dengeye ulaşma çabası ve eski dengeye ulaşılınca anlatının da çözülmesi.

Anlatı konusu daha çok Hollywood stili ile ilgili. Burada buna girmiyorum çünkü konuyla ilgili değil. Janr’a geri dönecek olursam:

Janr neden bu kadar önemli? Günümüzde tek bir türe ait film artık yok. Korku/Komedi türünde filmler var. Ya da aksiyon, macera, komedi, fantezi ve korku türlerinin hepsini içeren filmler de bulunuyor. Bunun nedeni ise açık: para. Daha çok izleyiciye ulaşmak ve filmi daha çok kişiye satabilmek.

Gerisi diğer yazıda.

Tags: ,

This post has no comment.