Il CartaioDario Argento‘nun son filmi olan Il Cartaio (The Card Player) tam bir düş kırıklığı oldu. Önceki filmlerinden izlediğimi hatırladığım bir tek Suspiria var. Çok güzel bir film. Ancak bu, gerçekten vasat.
İnternet üzerinden polislerle poker oynayan bir seri katil. Kazanırsa, kaçırdığı kişileri kamera karşısında öldürüyor. Kaybederse serbest bırakıyor. Peh… Kötü bir öykü.

Aslında, sadece öykü de değil. Filmin anlatısı, yapısı, içeriği de oldukça basit ve Hollywood-vari.

İnternet, bilgisayarlar vs vs… Bu ayrı bir mevzu. Bundan 50 yıl önceki bilimkurgu filmler ve diğer kurmaca eserler, gelecekteki yaşama olan korkuyu gösterirlerdi. Daha sonra ise siberpunk geldi ve postmodern bir tutumla, bu korkuyu bir kenara attılar. Daha detaylı söyleyecek olursam: Başta teknoloji korkusu (örneğin Godard’ın Alphaville‘i), ardından siberpunk dönem (Blade Runner) ve şimdi de böyleleri. Teknolojiden korkma nedenimiz farklılaşıyor. Cep telefonlarına fotoğraf çekme özelliği eklenmesiyle başlayan rahatsızlığın benzeri. Anonimitenin artması, mahremiyetin kalmaması vs vs vs…

Bunlar hakkında çok bilgim yok… Bunlar dışında da oldukça boş bir film.

Tags: ,

This post has no comment.