İngilizceyi ilk öğrendiğim yıllarda independence (bağımsızlık) sözcüğünün anlamını karıştırırdım. Independence bağımsızlık mı demekti yoksa tam tersi mi? Aynı konu Türkçe’deki bağımsızlık ifadesinde de geçerli aslında. Ne demek istediğimi şöyle açıklayayım:
Bu, quite ve quiet sözcükleri gibi basit bir anlam karıştırma değil aslında, bize/bana çok daha fazla şey söylüyor.

Bana küçükken bu sözcükle ilgili olarak şu çok ilginç geliyordu: Dependence ne demek? Bağımlılık, bir şeye bağlı olma, özgür olmama. Peki, özgürlük anlamını ifade etmek için neden bağımlılık/dependence özcüğünün önüne olumsuzluk eki getiriyoruz?

Üff Alper, hep zırvalıyorsun diyenler vardır kesin. Ancak bu gerçekten çok fazla şey söylüyor, dil ve ideoloji konularında.

Dependence sözcüğü bize diyor ki, öntanımlı olan bağımlı olmaktır. Sizler, bizim izin verdiğimiz ölçüde bağımsızsınız. Sizin özgürlüğünüz, ancak bağımlı olma ifadesinin olumsuzu ile mümkün kılınır. Bağımsız olmak, öteki olmaktır. Nasıl, İngilizce’de kadın (woman) demek için ‘man’ sözcüğünü kullanmak (woman)zorundayız, bu da böyle bir şey.


This post has 2 comments.

  1. Nil
    12 Jun 06
    19:44

    Evet, ilginc bir tespit gercekten de… Yazin, bana İngilizcede’ki diger on ekli kelimeleri dusundurdu: happiness/unhappiness; complete/incomplete; coherent/incoherent; consistent/inconsistent; order/disorder; satisfied/dissatisfied vs. vs. Kok ve sonradan gelen on ek nasil ve neye gore olusuyor acaba? Bu her dilde ayni sekilde mi yoksa farkli sekillerde mi goruluyor? Bunlar, insanin ve toplumlarin algilamalarini ve dusunce sistemlerini nasil ve nereye kadar yansitiyor? Gercekten de cok ilginc konular. Bu alanlarda uzmanlasmis bir dilbilimci olsaydi simdi burada, bize cok ilginc ve faydali yorumlar yapabilirdi…

  2. nagme
    15 Jun 06
    2:12

    Dilbilimci miyim emin degilim. Diplomamda filolog yazacakmıs ama onu biliyorum :d Neye gore once neye gore sonra bilmiyorum da. Prefix vede Suffix denilen ve türkçesinin ön ek ve son ek oldugunu sandıgım ekler cogunlukla yunanca ve latinceden geliyorlar.Bu dillerde zaten var olan kelimeler kısaltılır ve ingilizcekelimelerin basına sonuna konulur. Bu dillerdeki kelimelerin karsılıgı ile ingilizcedeki kelime karısınca ortaya yeni bir kelimle geliyor. (Bu benim yorumum: Gelisen yada degisen dunyamızda ingilizcede var olan kelimeler yeterli olmamıstır, birlesimler gerekmistir.Belki de..ilerde 3lu olacaklar..sonra 4lu…kim bilir !!) Neyseee..Bildiklerimi sayayım hemen sımarıkca: ante-once, anti-karsı, contra-karsı, di-cift/iki, dia-icinden, ex-dısında, endo-birlikte,
    para-yanında, meta-ile/sonrasında, ecto-dısında, re-tekrar, super-daha cok, sub-altında,
    mega-cok/buyuk, xero-kuru, oxy-keskin, thermo-sıcak, poly-cok, neo-yeni, homo-benzer,
    ceno-bos, toti-tamamıyla, iso-esit, semi-yarım, uni-tek/bir/birli, falan filan filan.. ama esas garip olan sey… mesela -in ekinin olumsuz oldugu sanılır..ama her zaman oyle degil..ornegin independence’de de olumsuzludur. bagımlı olmayan demek. ama invaluable cok cok cok degerli demek… garip…garip seyler bunlar… ogrenme,ezberle…