Archive for May 2006

Zaman ne çabuk geçiyor, fark ettirmeden. 24 Ocak 2006’yı dört ay ve bir hafta geçmişiz.

Şaşırdım, fark etmemiştim.


Biraz önce, yaklaşık 5 gün sonra teslim edeceğim term project adı altındaki ödevimin konusunu değiştirmeye karar verdim. Hayırlı olsun.

if functionexists(‘akılfikir’) { exit }

else { oturçalıştembelliketmesaatkaçolduyatyerine }

Tags:

Bugün, önceki rekorumu geçerek yaklaşık 12 saat okulda kaldım 8-}. Çok yoruldum. |-)


Kanal B (Kablo TV, Digiturk 32. kanal) benim bölüm hakkındaki engin görüşlerim için bir programa katılmamı rica etti, ben de kıramadım.

Geyik bir tarafa, yarın bölümümüz tanıtımının yapılacağı bir program için 18:00 ya da 18:30’da başlayacak bir programa bölümce konuk olacağız.

Konuşma fırsatım olur mu bilmiyorum, ancak orada olacağım. Yarın sanırım yeşil şirin gömleğimi giyeceğim, yakamda da kırmızı karanfil olacak, tanımayanlar oradan tanırlar :).

Tags:

Tatile çıkmak genelde üşendiğim, duyunca ‘uf puf’ dediğim bir olgu (ne tuhaf sözcük şu ‘olgu’). Okul biter bitmez yapmak istediğim ve yapmam gereken şeyler var ve bunları doğrusu dört gözle bekliyorum. Şöyle ki:

  • Edebiyat Sözlüğü‘nü MediaWiki‘ye geçir, uygun kişiselleştirmeleri yap, tüm veritabanını oraya taşı
  • Her gün ya da iki güne bir film izle. Filmlerle ilgili notlar al ve bunları internet ortamında veritabanında kaydet
  • Tüm MP3 arşivini tag’le, CD’den DVD’ye taşı (uf çok fazla iş bu)
  • Kitapları Book Collector programına kaydet, internete koy
  • Bu web sitesinde kullanılan temayı, Blix’ten Connections’a çevir (bunu yorgun bir gece de yapabilirim. Belki bugün bile yapabilirim aslında)
  • Research paper üzerinde çalışmaya devam et, yayınlanabilecek hale getir.
  • Arkadaşlarla gez toz

Sanırım bu kadar. Tabii ki, dönem sonu temizliği ve odayı düzenlemek de olacak bunların arasında. Bunların bir kısmı kesinlikle çok romantik düşünceler. MP3 arşivi konusu örneğin. Ancak, bir başlarsam bayağı ilerlerim diye düşünüyorum. Kitapları veritabanına kaydetme işi de birkaç saatlik iş. İlk bakışta çok gereksiz planlar gibi gözükebilir ama, inanın çok gerekli :)


Sonic Splendour #4Bu siteye bakan arkadaşlarım, şans eseri bulanlar ya da diğer yazdığım sitelerden gelenler tahminimce bu tür şeylerle ilgilenmiyorlardır. İlgilenenler zaten edinmişlerdir bu fanzini. Bu yüzden çok detaya girmeyeceğim, daha çok tanıtım yazısı olacak bu.
Müzik ya da politik fanzinler, ikisiyle de yıllardır ilgiliyim. Bunların ikisinin birleştiği Sonic Splendour ise birkaç yıldır sınırsız sorumsuz zaman aralıklarıyla çıkan fanzin tandanslı bir müzik dergisi. Sadece müzik dergisi demek haksızlık etmek olur. Önceki sayılarda, Food Geek, You&Me ve ALF gibi röportajlar da bulunuyordu.

Bu sayıya gelecek olursak: Her zamanki gibi sade ve çok güzel bir tasarım, ve güzel kağıt kullanılmış dergi/fanzinde. Entombed, Behemoth, Avulsed, Cripple Bastards, Leng Tch gibi ekstrem müzik gruplarıyla röportajların yanısıra, Koepi İşgalevi, Hendrix/Fish Films ve yazar Ingvar Ambjornsen ile yapılan röportajlar da bulunuyor. Birkaç (!) yüz tane albüm ve dergi/fanzin kritiğinin yanı sıra, Visual Splendour başlığı altında korku/gore filmlerine ayrılan bir bölüm de söz konusu.

» Read the rest of the entry..

Tags: ,

Hava ne sıcak! Bugün fenalık geçireceğimi sandım. Hala da öyle sanmaktayım.

Bugün dersler bitti, pazartesi finaller başlıyor. Yarın sabahtan akşama kadar biraz paper’ım üzerinde çalışsam çok güzel olacak.

Her neyse, şu an çok yorgunum. Bu sıcaklar mahvediyor beni. Yazdan ve kıştan nefret ediyorum.

Tags:

Korsan YazılımBu yazıya kafamda belli bir planla başladım. Ancak belli bir doğrultuda gitmiyor, bilinç akışım olsun o zaman bu yazı. Bir süredir düşünüyorum da… Aslında yazılımlar o kadar da pahalı değil. Tamam, Autocad ya da Photoshop ucuz yazılımlar değil, ancak zaten onlar sıradan kullanıcılar için de değil. Eh şu da var, mimarlık ya da grafik tasarım okuyan bir öğrenci bunu nasıl alsın? O işin farklı bir boyutu.

Birkaç yıl önce yaşamımıza spyware/ad-ware’lerin girmesiyle anti-spyware yazılımları da artar hale geldi. Spy-Bot Search & Destroy bunlardan bir tanesi. Programın lisans bilgisi bölümünde şöyle bir ifade var:

» Read the rest of the entry..


Bugün bölümümüz öğrencileri Eugene O’Neill’in Ah, Wilderness! adlı oyununu sergileyecekler. Ben de orada olacağım.

Öncesinde hazırlanıp, bir şeyler yapıp, okula derslere gitmeli. Gece de orada burada olacağım, bakalım…

Tags: ,

Pennywise

Geçen hafta bir derste hoca bir şeyi anlatmak için Pennywise (üstteki palyaço) örneğini verdi, aklıma geldi. Stephen King’in O (It) adlı romanını küçükken okumuştum. Bir de film mevzusu var tabi, şu an hayal meyal hatırlamaktayım.

Bir de Jaws ve Child’s Play var tabii ki. Ah ah! Çocukluğumuzu zehir ettiler!

» Read the rest of the entry..

Tags: ,

mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.