La PianisteMichael Haneke‘nin La Pianiste adlı filmi son yıllarda izlediğim en güzel filmlerden bir tanesi.

Sinema, edebiyatla karşılaştırıldığında, psikolojinin derinliklerine inemez derler (bu filmin de bir uyarlama olduğunu hatırlatayım). Bence, bu film bu kanıda olanlara güzel bir yanıt. Böyle düşünmemin bir nedeni de, edebiyatın okuyucunun düşgücünü çalıştırdığı savı (ki gerçektir de). Bu film de, her şeyi söylemiyor, birçok şeyi izleyici düşünüyor, Erica Kohut’un (Isabelle Huppert) yaşadığı değişimle ilgili psikolojik detayları örneğin.
Bu film hakkındaki bu olumlu düşüncelerimin, filmin benim için adeta bir fetiş nesnesi olmasıyla ilgili midir bilmiyorum. Ancak şunu biliyorum ki, bu film gerçekten mükemmel. Isabelle Huppert ise filmde tek kelimeyle mükemmel oynuyor.

Filmle ilgili Türkçe yorumlardan birisini Okuyan-us Yayınevi’nin internet sayfasında bulunuyor. Amerikan Çalışmaları’nda Türkiye’de önemli bir isim olan Yusuf Eradam tarafından yazılmış. Yorumu bu bağlantıyı takip ederek okuyabilirsiniz.
Zamanında filmde beni çok etkileyen birkaç sahnedeki görüntüleri yakalayıp, internete koymuştum. Aklıma geldi diye buraya koyuyorum şimdi. Özellikle beni çok etkileyen (göğsüne bıçak sapladığı) sahneden detay görebilrisiniz, ayrıca birkaç sahneden görüntüler bulabilirsiniz. Bu görüntülere ise bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Tam bir film kritiği değil bu. Zaten bu amaçla da başlamadım. Ancak bu yazıya bir kategori seçmek gerektiğinde nereye koyacağımı bilemedim. İki kategoriye de koyuyorum ve 4.5 yıldız veriyorum. 5 yıldız vermememin tek nedeni, her zaman daha iyi bir şeyin yapılabilecek olmasından.

[rate 4.5]


This post has no comment.