Archive for March 2006

Bu hafta oldukça güzel ve değişikti. Çok yoruldum, ancak değdi.

Bu hafta bölümümüze Salisbury’den emekli olmuş Prof. James Welsh ve eşi geldi. Edebiyat ve sinema konusunda uzman birisi, aynı zamanda Literature Film Quarterly‘nin ve Literature Film Association kurucularından. Benim aldığım iki derse katıldı, bunun dışında da yazacağımız research paper‘larla ilgili görüşme fırsatı bulduk.

Başka bir güzel şey, Prof. Welsh’i davet eden Laurence Raw hocamızın bize, çifti yemeğe çıkarma imkanı vermesiydi. Organize ettik ve yemek yedik, ardından da bir şeyler içtik pazartesi günü. Çarşamba günü derslerin birine geldi, perşembe günü de diğerine. Perşembe çıkışta tekrar dışarda bir yere gittik. Yedik, içtik… Bugün de bölüme “Adapting Texts for the Screen” başlıklı bir konuşma yaptı.
Çok keyifli insanlar, tanışmaktan ve konuşmaktan çok memnun oldum. Yaptığımız kısa müzik sohbeti sonrası, ilgilerini çekeceğini düşündüğüm bir albüm hediye ettim onlara. Albüm kitapçığının detaylı bir İngilizce bölümümün de olması ilgilerini çekecektir.

Umarım onlar da memnun kalmışlardır bizden.

Onun dışında, bugün güzel bir gündü :)


İlk okuduğumda çok ama çok hoşuma giden bir öykü. Bana Yusuf Atılgan gibi mükemmel bir yazarı da tanıtmış öyküdür. “Saatların Tıkırtısı” adlı bu öyküyü bir dergiden tarayarak buraya ekledim. Türkçe hataları olabilir taramaktan kaynaklanan, ya da dergiden kaynaklanan, idare edin. Benim kitabım bir arkadaşımda kaldı, ve bundan sonra da onda kalacak. Kendime yenisini alıncaya kadar, doğrusunu yanlışını bilemeyeceğim. Buyrun:

» Read the rest of the entry..

Tags:

Bu ara popüler kültür ürünlerindeki bu tür ıvır zıvıra bakmak ilgimi çekiyor. Radiohead’in Ok Computer adlı albümünden “Fitter Happier” adlı şarkısının çevirisi bir süredir elimdeydi. Odamı toparlarken, eski gereksiz şeyleri atarken yakın zamanda tekrar bulmuştum dergiyi. Paylaşayım istedim. Çeviri İmlasız adlı derginin üçüncü sayısından (Eylül/Ekim 2003). Şarkının İngilizce sözlerini burada bulabilirsiniz.

[Eskiden burada dinlenilebilen bir şarkı vardı. Ancak bu yazı eskidiğinden kaldırdım.]

Daha uyumlu, daha mutlu*

daha üretken
rahat
içkiyi fazla kaçırmıyor
spor salonunda düzenli egzersizler (haftada 3 gün)
şu anki iş arkadaşlarıyla ilişkilerini geliştiriyor
» Read the rest of the entry..

Tags: ,

Bu ara çok para harcadım. Birkaç hafta önce dolaşırken bir müzik DVD‘si aldığımı söylemiştim. Bir gün Shades’e uğradığımda, Kraftwerk’in konser albümünü görmüştüm ve çıktığı zaman bu videoyu almak istediğimi hatırladım. Tunalı Dost’a bu konseri almak için gittiğimde ise, bazı DVD konserlerin fiyatının indirildiğini gördüm. (İşte bu yüzden sevmiyorum bir süredir müzik marketlerde gezmeyi.)

Bir baktım, Queen DVD’lerinin fiyatları inmiş, başka şeyler de vardı ama ya ilgimi çekmiyorlardı ya da zaten elimde varlardı. Queen videoları zaten zamanla toplamayı düşündüğüm şeylerdi. Fiyatlarının indiğini görünce toplucana aldım. Kraftwerk konseri dışında, elimde olmayanlardan, Greatest Video Hits, Live at the Bowl ve Live At Wembley Stadium videolarını aldım.

Bu ara konserden şımaracağım \:d/

;)

Tags:

Eskiden nasıldı bilmiyorum, ama günümüz yaşamının metinlerarasılığı (intertextuality) çok fazla kullandığını düşünüyorum bazen. Bunu kendi içinde tutarlı bir ‘teori’yle falan açıklamaya çalışmayacağım. Ancak bir süredir düşündüğüm bir şey var.

» Read the rest of the entry..


Krautrock Meeting 2005 başlıklı yazının devamındaydı bu yazı, ancak başlıkla ilgisiz yerlere gittiğinden, ayırmayı tercih ettim: Krautrock nedir ondan bahsedeyim biraz. Öncelikle Krautrock Meeting 2005 kitapçığında yazanın kısaltılmışı olan, amazon’dan çalınma yazıyı ekleyeyim:

» Read the rest of the entry..

Tags:

Krautrock Meeting 2005 DVDBir iki hafta önce, vakit geçirmek için Dost Kitabevi’nde geziniyordum. CD’lerden DVD’lerden artık bıktığım için uzun zamandır uğramıyordum. Uğradığımda da şöyle bir bakıp gidiyordum.

Yine şöyle bakıp gitmeyi düşündüğüm bir gün, şans eseri Krautrock Meeting 2005 DVD setini gördüm. 217 dakikalık 2 diskten oluşan sette, sırayla Epitaph, Guru Guru, Karthago, Peter Panka’s Jane, Amon Düül II ve Birth Control gruplarının güncel canlı performansları bulunuyor. Bunun dışında, gruplarla röportajlar ve biyografi bilgileri bulunuyor. Oldukça güzel bir set, ancak haliyle yetmiyor bu kadar gruba 2 DVD’lik alan.

Krautrock adındaki yazıda ise bu müziğin ne olduğunu anlattım.

[rate 4.5]*

Tags:

Şaşırdığım ve çok sevindiğim bir şey oldu dün. Yazacağım bir research paper için amazon.com‘dan kitap sipariş ettim. Ancak gümrükte €100 sınırı olduğundan siparişi ikiye böldüm. Bir de bir an önce gelsin diye kurye ile istedim kitapları. Kısacası dünyanın parası kargo ücreti tuttu. Ancak hemen gelse çok iyi olacağından verdim siparişi. Hangi firmayla (DHL, UPS, Fedex) yollayacaklarını sorduğumda, siparişlerimden birinin birkaç gün bekleyeceğini, çünkü bir tanesinin ellerinde kalmadığını belirttiler. Ellerinden geliyorsa daha hızlı davranmaları için tekrar e-posta attım ben de. Aldığım yanıt ise şöyle oldu:

Unfortunately I am unable to upgrade it to a faster method of delivery due to security reasons. I regret my inability to help you out at this situation. In an effort to compensate you for this inconvenience, I’ve waived your shipping charges partially for this order. Now the shipping and handling charges incurred for this order is $27.00.

Lafın kısası, $57’lık kargo ücretini, $27’a indirdiler. Hem çok sevindim, hem de çok şaşırdım. Mükemmel bir haber!


Bu perşembe günleri sanırım beni öldürecek. Sabah yedide kalkıp, dokuzdaki ilk derse girmek ve saat üçte dersten çıkmak: aralıksız altı saat. Neyseki kafein gibi bir medeniyet var. Hepsi çok keyif aldığım dersler ama dönem sonuna doğru bu konuda ne düşünürüm bilmiyorum.

Bugün bir de kaşınıp, çok yorgun ve uykulu olmama rağmen, önce okulda oyalandım arkadaşları beklerken, sonra yemek yedik. Ardından birkaç küçük işi halledip Kızılay tarafında çay içtik evlere ayrılmadan önce.

Yazacağım bir research paper için Tomb Raider ve Tomb Raider: Cradle of Life DVD’lerini aldım. Nasıl içim gitti verdiğim paraya. Resident Evil ve Resident Evil 2 ise arkadaşta varmış, ondan ödünç alacağım. Başka bu tür hangi filmler var şu an düşünemiyorum. İçlerinden bir iki tanesini seçmek gerekecek. Niye bu #}$]#£ filmleri kullanarak yazıyorum? Sordunuz da söylemedim mi?!

Bu iki film dışında, önceden arayıp bulamadığım, bu yüzden korsanını almak durumunda kaldığım bir Türk filmini aldım. Yusuf Atılgan‘ın aynı adlı romanından uyarlanan Anayurt Oteli filmi odamı süsleyecek bir süre.

Tags:

Depeche Mode grubunu ilk duyduğum zaman ile, onları ilk dinlediğim zaman arasında yıllar var. Neden bilmiyorum hep önyargılı davrandım. Onları dinlemeye başladıktan sonra ise, bırakamaz oldum. Hatta öyle ki, yaşamım boyunca bıkmadan dinleyeceğim iki gruptan (diğeri Queen) birisi haline geldi. Bu grubun en sevdiğim şarkılarından bir tanesi de Exciter albümünden “Breathe”. Şarkı ve sözleri hakkındaki yorumlarımı okurken, şarkıyı dinlemek için aşağıdaki kutuyu kullanabilirsiniz.

» Read the rest of the entry..

Tags:

mumblings on life, literature, computers, media, whining, university life, movies, poetry, music, internet, procrastination, technology, media, horror, gender, blogging, concerts, film studies, wordpress, sexuality, vegetarianism, ideology, i greatly dislike sugar in my coffee, and all other unnecessary crap you would otherwise ignore.